Works in ChatGPT, Claude, or Any AI
Add semantic quote search to your AI assistant via MCP. One command setup.
" "CABALLERO: Por ello, yo quiero saber. No deseo creer. Ni suponer, sino saber... Deseo que Dios me tienda su mano, ver su rostro y que me hable.
MUERTE: Pero se calla.
CABALLERO: Así es... Le grito en medio de la noche, pero es como si no hubiera nadie en ningún sitio.
MUERTE: Puede ser que no haya nadie.
CABALLERO: Sí, ya lo he pensado. Pero, en ese caso, la vida sería un horror absurdo. Nadie es capaz de vivir con la Muerte ante sus ojos y creyendo que todo ha de desembocar en la nada más absoluta.
MUERTE: La mayor parte de los hombres no piensan ni en la Muerte ni en la Nada.
CABALLERO: Sin embargo, tiene que llegar un día en que se encuentren sobre el borde mismo de la vida.... y entonces habrán de mirar hacia la Noche.
MUERTE: En efecto. Y ese día puede ser cualquiera...
Ernst Ingmar Bergman (14 July 1918 – 30 July 2007) was a Swedish director, screenwriter, and producer whose unique cinematographic style made him one of the most notable directors of the twentieth century.
Biography information from Wikiquote
Add semantic quote search to your AI assistant via MCP. One command setup.
Related quotes. More quotes will automatically load as you scroll down, or you can use the load more buttons.
Şövalye: - Benzerlerime, insanlara ilgisizliğim, onların düzeninden ayırdı beni. Şimdi bir hayaletler dünyasında yaşıyorum. Düşlerim, kuruntularım içre kapatılmışım.
Ölüm: - Yine de ölmek istemiyorsunuz.
Şövalye: - Hayır istiyorum.
Ölüm: - Ne bekliyorsunuz?
Şövalye: - Bilgi istiyorum.
Ölüm: - Dayanak mı istiyorsunuz?
Şövalye: - Adına ne derseniz dein. Tanrıyı duyularla kavramak, öyle amansızcasına anlaşılmaz bir şey mi? Ne diye yarım sözler ve görünmeyen mucizeler sisinde saklıyor kendini? Kendimize inancımız yokken, inananlara nasıl inanabiliriz? İnanmak isteyip de inanamayanların başına neler gelecek? Peki, ne inanmak isteyen ne de inanmaya gücü yetenler ne olacak? Tanrıyı neden öldüremem içimde? Ona kötü sözler söylerim, yüreğimden söküp fırlatmak isterim de, neden böyle ağrılar içinde, böyle aşağılanarak yaşar durur? Neden, her şeye karşın , silkip atamadığım şaşırtıcı bir gerçektir o? İşitiyor musunuz beni?
Ölüm: - Evet, işitiyorum.
Şövalye: - Bilgi istiyorum, inanç değil, varsayımlar değil, bilgi. Tanrı elini bana doğru uzatsın, kendini açığa vurup benimle konuşsun istiyorum.
Ölüm: - Ama sessiz durur o.
Şövalye: - Karanlıkta ona doğru haykırıyorum, ama sanki hiç kimse yok orada.
Ölüm: - Hiç kimse yok belki de.
Şövalye: - Yaşamak iğrenç bir korku öyleyse. Kimse ölümün karşısında her şeyin bir hiç olduğunu bile bile yaşayamaz.
Ölüm: - İnsanların çoğu ölüm ya da yaşamın boşluğu üzerine kafa yormaz ki.
Şövalye: - Ama bir gün yaşantının o son anına varıp, karanlığa doğru bakmak zorunda kalacaklar.
Ölüm: - O gün geldiğinde...
Şövalye: - Korku içindeyken bir görüntü yaratırız, sonra o görüntüye Tanrı deriz.