We do not learn from experience... we learn from reflecting on experience. - John Dewey

" "

We do not learn from experience... we learn from reflecting on experience.

English
Collect this quote

About John Dewey

John Dewey (October 20 1859 – June 1 1952) was an American philosopher, psychologist, and educational reformer. A major figure in the Pragmatist school of American philosophy, his work has been influential in a wide range of fields.

Biography information from Wikiquote

Also Known As

Alternative Names: Dewey
Go Premium

Support Quotewise while enjoying an ad-free experience and premium features.

View Plans

Related quotes. More quotes will automatically load as you scroll down, or you can use the load more buttons.

Additional quotes by John Dewey

Gerçek eğitimin deneyimler yoluyla gerçekleştiğine inanmak tüm deneyimlerin gerçek anlamda veya eş düzeyde eğitici olduğuna inanmak anlamına gelmez. Deneyim ve eğitim birbiriyle doğrudan eşleştirilemez. Çünkü bazı deneyimler yanlış yönde eğiticidir. Başka deneyimlerin gelişmesini engellemek veya sekteye uğratmak gibi bir etkisi olan tüm deneyimler yanlış yönde eğiticidir. Bir deneyim vurdumduymazlığa yol açabilir; duyarlılığın ve tepkiselliğin eksilmesine neden olabilir. Bu durumda gelecekte daha zengin deneyimler elde etme ihtimali sınırlanmış olur. Yine aynı şekilde, başka bir deneyim kişinin özdevinimlilik becerisini belirli bir yönde arttırıp diğer taraftan da aynı kişiyi önceden belirlenmiş bir kalıba sokma eğiliminde olabilir; bu durumda da sonuç yine başka deneyimlerin gerçekleşebileceği alanın daralmasıdır. Bir deneyim bir taraftan çok eğlenceli olabilir, ama diğer taraftan gevşek ve dikkatsiz bir tutum oluşmasına yol açabilir; böyle bir durumdaysa bu tutum, gelecekteki deneyimlerin niteliğini, kişinin bu deneyimlerin vereceği şeylerin tümünü almasını engelleyecek şekilde değiştirir. Benzer şekilde, deneyimler birbirlerinden öylesine kopuk olabilir ki; her biri kendi başına kabul edilebilir ve hatta heyecan verici olsa da, bu deneyimler arasında sayıca giderek artan ve güçlenen bağlar kurulamaz. Bunun sonucu olarak da enerji düzensiz bir şekilde dağılır ve kişi dağınık fikirli olur. Her bir deneyim kendi başına canlı, berrak ve “heyecan verici” olabilir, ancak diğer deneyimlerden kopuk olduğu zaman bu durum suni olarak dağınık, bütünlüğü olmayan ve savruk alışkanlıklar doğurur. Bu tür alışkanlıkların oluşması da gelecekteki deneyimleri kontrol edebilmede yetersizlikle sonuçlanır. Bu durumdaysa, sözkonusu deneyimler ya zevkle ya da hoşnutsuzluk ve isyanla edinilir. Bu tür koşullar altındaysa öz denetimden bahsetmek boşunadır.

Sorun şudur ki; ilgili konu tecrit içerisinde, diğer şeylerden yalıtılmış bir şekilde öğrenilmiştir; adeta su geçirmez bir bölmeye konulmuştur. Konuyla ilgili bilgiye ne olduğu, nereye gittiği sorularına verilecek en doğru cevap da bu bilginin hala en başından beri içerisine yerleştirilmiş olduğu özel bölmede olduğu olacaktır. Öğrenildiği andaki koşulların tıpatıp aynılarının mevcut olması halinde yüzeye çıkıp kullanıma hazır olacaktır. Ancak ilk öğrenildiği anda tecrit edilmiş olduğu için diğer deneyimlerden öylesine kopuktur ki; gerçek yaşam koşulları altında ortaya çıkamaz. İlk öğretildiği zamanda ne kadar iyi yerleştirilmiş olursa olsun, bu tür bir öğrenmenin gerçek bir hazırlanma olduğunu varsaymak deneyim kanunlarına ters düşmektedir.

A genuine purpose always starts with an impulse. Obstruction of the immediate execution of an impulse converts it into a desire. Nevertheless neither impulse nor desire is itself a purpose. A purpose is an end-view. That is, it involves foresight of the consequences which will result from acting upon impulse.

Loading...