No form of art goes beyond ordinary consciousness as film does, straight to our emotions, deep into the twilight room of the soul. - Ingmar Bergman

" "

No form of art goes beyond ordinary consciousness as film does, straight to our emotions, deep into the twilight room of the soul.

English
Collect this quote

About Ingmar Bergman

Ernst Ingmar Bergman (14 July 1918 – 30 July 2007) was a Swedish director, screenwriter, and producer whose unique cinematographic style made him one of the most notable directors of the twentieth century.

Biography information from Wikiquote

Also Known As

Native Name: Ernst Ingmar Bergman
PREMIUM FEATURE
Advanced Search Filters

Filter search results by source, date, and more with our premium search tools.

Related quotes. More quotes will automatically load as you scroll down, or you can use the load more buttons.

Additional quotes by Ingmar Bergman

ფილმი სიზმარივითაა. ფილმი მუსიკასავითაა. არც ერთი სხვა სახეობა ისე არ აღწევს სულის სიღრმეებში, როგორც კინოხელოვნება. მხედველობის ნერვის მცირედი გაღიზიანება, შოკის ეფექტი: ოცდაოთხი ამონათებული კადრი წამში, მათ შორის კი სიბნელეა, თუმცა მხედველობის ნერვი მის აღქმას ვერ ასწრებს.

Alexander: Ingen jävel har en tanke i huvet.
Oscar: Du måste vare rädd om mänskor, Alexander.
Alexander: Idiotar. Nästan allihop.
Oscar: Så småningom kommer du att förstå -
Alexander: Jag tror inte på det där snacket. “Så småningom kommer du att förstå.” Vilket förbannat så småningom? Jag ser klart. Mänskor är löjliga och jag tyckar illa om dem.

Şövalye: - Benzerlerime, insanlara ilgisizliğim, onların düzeninden ayırdı beni. Şimdi bir hayaletler dünyasında yaşıyorum. Düşlerim, kuruntularım içre kapatılmışım.
Ölüm: - Yine de ölmek istemiyorsunuz.
Şövalye: - Hayır istiyorum.
Ölüm: - Ne bekliyorsunuz?
Şövalye: - Bilgi istiyorum.
Ölüm: - Dayanak mı istiyorsunuz?
Şövalye: - Adına ne derseniz dein. Tanrıyı duyularla kavramak, öyle amansızcasına anlaşılmaz bir şey mi? Ne diye yarım sözler ve görünmeyen mucizeler sisinde saklıyor kendini? Kendimize inancımız yokken, inananlara nasıl inanabiliriz? İnanmak isteyip de inanamayanların başına neler gelecek? Peki, ne inanmak isteyen ne de inanmaya gücü yetenler ne olacak? Tanrıyı neden öldüremem içimde? Ona kötü sözler söylerim, yüreğimden söküp fırlatmak isterim de, neden böyle ağrılar içinde, böyle aşağılanarak yaşar durur? Neden, her şeye karşın , silkip atamadığım şaşırtıcı bir gerçektir o? İşitiyor musunuz beni?
Ölüm: - Evet, işitiyorum.
Şövalye: - Bilgi istiyorum, inanç değil, varsayımlar değil, bilgi. Tanrı elini bana doğru uzatsın, kendini açığa vurup benimle konuşsun istiyorum.
Ölüm: - Ama sessiz durur o.
Şövalye: - Karanlıkta ona doğru haykırıyorum, ama sanki hiç kimse yok orada.
Ölüm: - Hiç kimse yok belki de.
Şövalye: - Yaşamak iğrenç bir korku öyleyse. Kimse ölümün karşısında her şeyin bir hiç olduğunu bile bile yaşayamaz.
Ölüm: - İnsanların çoğu ölüm ya da yaşamın boşluğu üzerine kafa yormaz ki.
Şövalye: - Ama bir gün yaşantının o son anına varıp, karanlığa doğru bakmak zorunda kalacaklar.
Ölüm: - O gün geldiğinde...
Şövalye: - Korku içindeyken bir görüntü yaratırız, sonra o görüntüye Tanrı deriz.

Loading...