Unlimited Quote Collections
Organize your favorite quotes without limits. Create themed collections for every occasion with Premium.
" "Jöns: But feel, to the very end, the triumph of being alive!
Ernst Ingmar Bergman (14 July 1918 – 30 July 2007) was a Swedish director, screenwriter, and producer whose unique cinematographic style made him one of the most notable directors of the twentieth century.
Biography information from Wikiquote
Unlimited Quote Collections
Organize your favorite quotes without limits. Create themed collections for every occasion with Premium.
Related quotes. More quotes will automatically load as you scroll down, or you can use the load more buttons.
You complain that you cry out, and that God doesn't reply. You feel imprisoned and you're afraid that it is a life sentence... although no one has said anything. Consider then, that you are your own judge and your own gaoler. Prisoner, leave your prison! To your astonishment you will find that no one will stop you. The reality outside prison is indeed terrifying, but never as terrifying as your anguish down in that locked room. Take your first step towards freedom. It is not difficult. The second step is more difficult, but never allow yourself to be defeated by your gaolers who are only your own fear and your own pride.
Şövalye: - Benzerlerime, insanlara ilgisizliğim, onların düzeninden ayırdı beni. Şimdi bir hayaletler dünyasında yaşıyorum. Düşlerim, kuruntularım içre kapatılmışım.
Ölüm: - Yine de ölmek istemiyorsunuz.
Şövalye: - Hayır istiyorum.
Ölüm: - Ne bekliyorsunuz?
Şövalye: - Bilgi istiyorum.
Ölüm: - Dayanak mı istiyorsunuz?
Şövalye: - Adına ne derseniz dein. Tanrıyı duyularla kavramak, öyle amansızcasına anlaşılmaz bir şey mi? Ne diye yarım sözler ve görünmeyen mucizeler sisinde saklıyor kendini? Kendimize inancımız yokken, inananlara nasıl inanabiliriz? İnanmak isteyip de inanamayanların başına neler gelecek? Peki, ne inanmak isteyen ne de inanmaya gücü yetenler ne olacak? Tanrıyı neden öldüremem içimde? Ona kötü sözler söylerim, yüreğimden söküp fırlatmak isterim de, neden böyle ağrılar içinde, böyle aşağılanarak yaşar durur? Neden, her şeye karşın , silkip atamadığım şaşırtıcı bir gerçektir o? İşitiyor musunuz beni?
Ölüm: - Evet, işitiyorum.
Şövalye: - Bilgi istiyorum, inanç değil, varsayımlar değil, bilgi. Tanrı elini bana doğru uzatsın, kendini açığa vurup benimle konuşsun istiyorum.
Ölüm: - Ama sessiz durur o.
Şövalye: - Karanlıkta ona doğru haykırıyorum, ama sanki hiç kimse yok orada.
Ölüm: - Hiç kimse yok belki de.
Şövalye: - Yaşamak iğrenç bir korku öyleyse. Kimse ölümün karşısında her şeyin bir hiç olduğunu bile bile yaşayamaz.
Ölüm: - İnsanların çoğu ölüm ya da yaşamın boşluğu üzerine kafa yormaz ki.
Şövalye: - Ama bir gün yaşantının o son anına varıp, karanlığa doğru bakmak zorunda kalacaklar.
Ölüm: - O gün geldiğinde...
Şövalye: - Korku içindeyken bir görüntü yaratırız, sonra o görüntüye Tanrı deriz.