Unlimited Quote Collections
Organize your favorite quotes without limits. Create themed collections for every occasion with Premium.
" "Anlaşılıyor ki, insanın maddî servet edinmesi gerekir. İnsanın servet edinebilmesi için çalışması zorunludur. Fakat, insan, yalnız özgürlük aracı olarak servete sahip olmalıdır. Yoksa servete tutsak olmak için değil... Kuşkusuz herkes aynı sağlık, aynı yaradılış ve yetenekte değildir. Fakat herkes aynı yaşam yasasına bağlıdır. Çalışmadan hiçbir şey kazanılmaz. Herkes, belli bir biçim ve sınır içinde, bir yandan yeteneğinin, gücünün, köken ve çevresinin etkisi altındadır, diğer yandan da gereksinimlerinin baskısı altındadır. İşte insan, bu karşıt koşullar içinde yararlı bir sonuç elde etmeye çalışmak zorunluluğundadır. Yararlı bir sonuçtan söz ediyoruz; evet, çünkü, sonuçsuz uğraşmak, anlamsız şeyler yapmak, çalışma yasasına karşı büyük suçtur.
Organize your favorite quotes without limits. Create themed collections for every occasion with Premium.
Related quotes. More quotes will automatically load as you scroll down, or you can use the load more buttons.
Arkadaşlar, asırlardan beri miras alınagelen zihniyetleri, âdetleri ve ananeleri kökünden çıkarıp atabilmek için, itiraf etmelidir ki, kolay bir şey değildir: müşkül bir meseledir. Mesela, ben kendimden bahsedeyim. Benim merhum anam beni terbiye ederken bana derdi ki, padişahta ve halifede yedi evliya kuvveti var. Ben zaten evliyanın ne olduğunu, büyük ve üzeri yeşil örtülü birtakım mezarlara bakaraktan çıkarmak istiyordum. Her halde büyük bir şey, manevi, semavi bir şey gibi hatırıma gelirdi. Ve bunun yedi tanesinin kuvvetine sahip olan insan ne olacaktı? Müthiş bir şey! Ve böyle bir büyüklük korkusunun ve büyüklük timsalinin hakkında söz söylemek de günahtır. Annemin de bana vermiş olduğu terbiye bu idi. Ve hiç şüphe etmem ki, çoğumuzun aldığı terbiye budur. Annemin de kahabati yoktur. Çünkü ona da annesi aynı terbiyeyi vermiş. Onun da kabahati yoktur; ona da annesi aynı terbiyeyi vermiştir. Arzu ederseniz hanımefendiler, bu noktada sorduğunuz soruya cevap vereceğim.
Arkadaşlar, Yaradan, insanları iki cins olarak yaratmıştır. Fakat bu cinsleri yekdiğerinin lazımı ve melzumu olmak üzere yaratmıştır. Bunlar ayrı ayrı hiçbir şey değildir. Fakat birlik halinde bir şeydir; çok büyük bir şeydir. Bütün insanlığın devam edebilmesinin kaynağıdır. Hazreti Âdem ile Hazreti Havva'nın nasıl yaratıldığına dair olan teoriler birbirine uymaz. Ben onlardan bahsetmek istemem. Yalnız, herhangi bir başlangıç kabul edildikten sonraki insanlık safhalarında her ne görürseniz kadının eseridir. Ben annemden aldığım terbiye ile belki hayatımın çok senelerini evham içinde geçirdim. O vehmedilen makama karşı, vehmedilen şahsa karşı çok ibadet ettim, çok dua ettim. Eğer annem bana böyle yanlış bir terbiye vermemiş olsaydı, belki çok zaman evvel başka türlü de düşünürdüm ve benim gibi herkes de başka türlü düşünürdü ve bu felaketlere uğramazdık.
Arkadaşlar, bu birlik teşkil eden mevcudiyet hakikatte birtakım vasıfların ve şartların mevcudiyetini gerektirir ve karşılıklı olmasını gerektirir.
Filter search results by source, date, and more with our premium search tools.
İşitmişsinizdir ki, hem meclis reisi ve hem heyeti vekile reisi nasıl olur. Yani bir şahsiyet iki makamın nasıl reisi olur? Dolayısıyla heyeti vekile reisini başlı başına serbest bırakalım. Meclis reisinin bunlarla hiçbir alaka ve münasebeti olmasın. Bu takdirde karşımızda bir heyet kabul ederiz ve onu istediğimiz gibi hırpalar, eleştirir, mesul ederiz. Efendiler, bu da olamaz. Çünkü, bu zihniyet eski şekillere alışmış olan zihniyetlerden başka bir şey değildir. O zaman bir meclis olursa, başında bir reis; bir heyeti vekile olursa, başında bir reis; yekdiğerinden ayrı iki parça halinde kalır. Mutlaka bu iki parçayı bir noktada birleştirmek lazımdır. Pekâlâ, o halde başka bir reis seçelim. Bu iki reisten başka bir reis seçelim. Seçelim... Fakat bu kimin reisidir? İcra kuvvetinin reisi midir? Evet dersek, o vakit bir hükümdar yaratmış oluruz ve bu hükümdarla heyeti vekile alakadar olur ve bunun karşısında da milletle alakadar meclistir. Hayır öyle olmasın... Meclisin reisi mi? Evet veyahut hayır... Şimdi incelenirse mademki heyeti vekile vekiller heyetinden başka bir mahiyettedir, mademki meclis hem kanun yapma ve hem icra salahiyetine sahip bir meclistir, o halde her ikisinin reisi olmak üzere bir makam lazımdır. Zira, bu makamları, kanun yapma ve icra makamlarını ayırdığımız zaman meclisin mahiyetini de değiştinniş ve bozmuş oluruz. Onun için her ikisinin üzerinde bir reis lazımdır. Fakat arz ettiğim gibi, ne reisicumhurdur, ne hükümdardır; esasen hiçbir salahiyeti yoktur. Bir bakımdan meclisin muamelesinin son bulduğunu işaret eden bir adamdır. Diğer taraftan meclisin görüşüne göre hareket edip etmediğini kontrol eder. Heyeti vekilenin kontrolörüdür. Bununla beraber, bu şeklin yapmış olduğu birlik, bir baş tasavvur ettirir ki, o baş şu adamın bu adamın başı değildir. Belki o baş, o meclisin manevi şahsiyetinin başıdır. Belki o baş, bütün milletin manevi mevcudiyetinin başıdır. İşte bizim muhtaç olduğumuz baş, arkadaşlar, böyle bir baştır ve biz öyle bir başa sahibi