Advanced Search Filters
Filter search results by source, date, and more with our premium search tools.
" "Suriye’de aradığını bulamayan Fransa, zararını Türkiye’den kapatmak istiyor. İtalya, namuslu bir emperyalist olduğundan, savaşa, ancak Anadolu’nun bölüşülmesinde pay almak için girdiğini açıktan açığa söylüyor. İngiltere’nin oyunu biraz daha incedir.
İngiltere, Türk’ün birliğini, çağdaşlaşmasını, gerçek bir bağımsızlık kazanmasını, gelecekte bile istemiyor. Yeni imkân ve görüşlerle tamamen çağdaş ve kuvvetli bir Müslüman - Türk hükûmeti, başında Hilâfet de olursa, İngiltere’nin elindeki müslüman esirleri için kötü bir örnek olur. İngiltere, Türkiye’yi bütünü ile ele geçirebilse, kafasını kolunu koparır, birkaç yılda sadık bir sömürge durumuna sokar. Buna, memleketimizde en başta ve özellikle dinî sınıflar çoktan taraftardırlar. Fakat bunu, Fransa ile dövüşmeden yapabilmek mümkün olamayacağından taraftar olamaz. Fakat, Türkiye’yi bütün olarak korumak gereği duyulursa, yani bölüşmenin büyük askerî fedakârlıklarla yapılabileceğini anlarsa, Lâtinleri sokmamak için Amerikan görüşünü tutar ve destekler. Nitekim, İngiliz siyasetçileri arasında zaten bu görüşe eğilimli olanlar vardır. Morisson (Morison) gibi ünlü kimseler Amerikan’ın Türkiye’de manda kurmasını istiyorlar.
Filter search results by source, date, and more with our premium search tools.
Related quotes. More quotes will automatically load as you scroll down, or you can use the load more buttons.
Efendiler, aradan yedi sene geçtikten sonra bugün Türk milletinin içinde bulunduğu vaziyet ve temas ettiği medeniyet sının memnuniyet verici değil midir? Henüz iddia etmiyorum ki, memleketin bütün servet kaynakları gelişmiş ve milleti layık olduğu saadet ve refaha ulaştırmak için Cumhuriyet hükümetinin istifadesi eline geçmiştir. Fakat bugüne kadar olduğu gibi milli teşebbüslerimizde iman ile, muvaffakiyete iman ile azimkârane yürüyecek olursak -ki yürüyeceğiz- bu son işaret ettiğim muvaffakiyet noktası dahi tamamen tecelli etmiş olacaktır. Dolayısıyla efendiler, sizin de içinde bulunduğunuz mesai ve teşebbüslerinizin hedefi, milletin hayati bir meselesini, ırki bir meselesini, medeni bir meselesini halle yönelik bulundukça, önünde tereddütlü durduğunuz maddi engelin kendiliğinden ortadan kalkacağına ve bütün önünüze çıkan müşkülatın kendiliğinden hallolunacağına şüpheniz kalmasın.
Efendiler, cihanda spor hayatı, spor âlemi çok mühimdir. Bunu siz mütehassıslara izaha gerek görmüyorum. Bu kadar mühim olan spor hayatı, bizim için daha mühimdir. Çünkü ırk meselesidir. Irkın ıslahı ve gelişmesi meselesidir, seçkinleşmesi meselesidir ve hatta biraz da medeniyet meselesidir. Ben bu noktaları size ayrı ayrı izah etmek istemiyorum. Çünkü siz esasen bununla meşgulsünüz. Yalnız ben size millette, memleket evladında sporculuğun, nazarımda ne kadar mühim olduğunu izah için şunu diyebilirim ki, mukaddes vatanı, Türk milletinin yüksek şeref ve menfaatını müdafaa eden ordudur. Bundan daha mühim, daha yüce bir dayanak noktası tasavvur olunabilir mi?
Bilhassa bugünkü Cumhuriyet ordusundan bahsolunurken bundan daha yüce bir kuvvet tasavvur olunabilir mi?
İşte bu kıymetli, bu yüksek, bu yüce kuvvetin huzurunda size hitaben diyorum ki, bütün milleti ve bütün memleket evlatlarını sportmen yapmak için sarf olunan mesainin ehemmiyet ve kutsiyeti, aynı derecede kıymetli ve mühimdir. Ve şerefli ordumuza kıymetli bir kaynak teşkil edebilmek bakımından kahraman ordumuzca da en yüce hissiya