Limited Time Offer
Premium members can get their quote collection automatically imported into their Quotewise collections.
" "Dolayısıyla, biz her araçtan, yalnız ve ancak bir bakış açısıyla yararlanırız. O bakış açısı şudur: Türk milletini, uygar dünyada hak ettiği yere yükseltmek ve Türk Cumhuriyeti'ni sarsılmaz temelleri üzerinde, her gün daha da güçlendirmek ve bunun için de zorbalık düşüncesini öldürmek...
Limited Time Offer
Premium members can get their quote collection automatically imported into their Quotewise collections.
Related quotes. More quotes will automatically load as you scroll down, or you can use the load more buttons.
Başvelik Bayar'ın Programı Hakkında
(10 Kasım 1937)
Millete yepyeni bir program bildirdiniz. Bu program benim millete vaat ettiğim hususlardır. Celal Bayar ve arkadaşları, benim millete vaat ettiklerimi yapacaklarını bana ve millete vaat ettiler. Ben milletle beraber Celal Bayar'ın ve arkadaşlarının programının nokta nokta tatbik edildiğini takip edeceğim. Daha iyi izah edeyim: Ben, Türkiye Reisicumhuru Atatürk ve Türk milleti, Başvekil Celal Bayar'ın ve onun hükümetinin programını takip ediyoruz ve fiili neticesini görmek istiyoruz.
Enhance Your Quote Experience
Enjoy ad-free browsing, unlimited collections, and advanced search features with Premium.
Atatürk, farklı bilim alanlarında derlenen terimleri denetleyecek durumda değildi. Hazırlanan uzun listeleri gözden geçiremezdi. Buna zamanı yetişmezdi. Yalnız riyaziye komisyonunun terimlerini kendi denetimi altına almıştı. Terimleri birer birer tartışarak Türkçe yazı kurallarıyla belirlenmesine çalışmıştı. Tabii ilk terim 'riyaziye'ydi. Komisyonun listesinde bu terime bir karşılık bulunmamıştı. Atatürk komisyona 'riyaziyat' teriminin nereden geldiğini, anlamını sormuş, cevap olarak kendisine 'riyaziyat'ın 'riyaziyat'tan geldiği, bunun sofuların sıkı perhizi anlamına geldiği söylenmişti. Bunun üzerine Atatürk terimin Batı'daki karşılığını sormuş, kendisine Fransızcada 'mathèmatiques', İngilizcede 'mathematics', Almancada 'Mathematik' olduğu söylenmişti. Bu kez Batı'daki bu terimlerin anlamını sormuştu. Kendisine 'sayılabilen, ölçülebilen şeylerin sayılması, ölçülmesi yollarını araştıran ilimler' anlamına geldiği söylenmişti. Bu cevabı alınca Atatürk kararını vermişti: 'Burada sofuların perhizlerinin işi yoktur. Bu terimin Türkçesi matematik'tir, efendim' sözleriyle görüşmeyi sonlandırmıştı.