French novelist, art theorist, and statesman (1901–1976)
André Georges Malraux (November 3, 1901 – November 23, 1976) was a French novelist, adventurer, art historian and statesman. He served as Minister for Cultural Affairs from 1958 to 1969.
From: Wikiquote (CC BY-SA 4.0)
Alternative Names:
Georges André Malraux
•
Andre Malraux
•
Malraux
•
André Georges Malraux
•
Georges-Andre Malraux
•
Malraux, André
•
Malraux, Georges André
From Wikidata (CC0)
… The deepest opposition [between the West and India] rests on the fact that the fundamental evidence of the West, whether Christian or atheist, is death, whatever meaning the West gives to it, whereas India’s fundamental evidence is the infinite of life in the infinite of time: “Who could kill immortality?”
The West regards as truth what the Hindu regards as appearance (for if human life, in the age of Christendom, was doubtless an ordeal it was certainly truth and not illusion), and the Westerner can regard knowledge of the the universe as the supreme value, while for the Hindu the supreme value is accession to the divine Absolute....
But the most profound difference is based on the fact that the fundamental reality for the West, Christian or athiest, is death, in whatever sense it may be interpreted --- while the fundamental reality for India is the endlessness of life in the endlessness of time: Who can kill immortality?
Unlimited Quote Collections
Organize your favorite quotes without limits. Create themed collections for every occasion with Premium.
Противно на предположенията на неговите приятели и най-вече на враговете му, величието не е нещо, което той вярва, че притежава; той го обслужва, знейки, че всъщност то обслужва него. Така и Свети Бернар беше в услуга на Христа – от когото очакваше много... За генерала величието беше преди всичко самота, но самота, в която той не се чувстваше сам.
"İnsan bir varlıkta ancak kendi değiştirdiği şeylere sahip olabilir...
"Niye çalıştığını bilmeden günde on iki saat çalışan bir insan için, ne saygınlık, ne de gerçek bir yaşam mümkün değildir." Bu çalışma bir anlam kazanmalı, bir vatana dönüşmeliydi. (...)
Marksizm bir öğreti değil, bir iradedir; proletarya ve yandaşları - yani sizler - için, kendini tanıma, kendini olduğu gibi hissetme, olduğu gibi yenme iradesidir; haklı çıkmak için değil, kendinize ihanet etmeden yenmek için marksist olmalısınız. (...)
Ama marksizmde hem bir kaçınılmaz kader duygusu, hem de bir irade yüceltimi var. Kader ne zaman iradenin önüne geçse, ben kuşkulanmaya başlarım. (...)
Gebereceksek, hiç değilse insan olmak için geberelim. (...)
- Hangi siyasi inanç dünyanın acısını anlatabilir ki?
- Ben acıyı anlatmaktan çox azaltmayı yeğlerim. Sesiniz insanlık dolu. Acıyı huşu içinde seyretmekten ibaret insanlıktan hoşlanmam.
- Başka bir insanlık olduğundan emin misiniz Çen?
- Açıklaması zor... Başka, en azından sadece seyretmekten ibaret olmayan bir insanlık var... (...)
Ben Çin falan kurmak istemiyorum, dedi Suan, ben Çin olsun ya da olmasın, kendi safımdakileri kurtarmak istiyorum. Yoksulları. Ben onlar için ölmeyi, öldermeyi kabulleniyorum. Sadece onlar için... (...)
Bizimkiler için yapabileceğin en iyi şey, ölmeye karar vermektir. Hiçbir insan, bu kararı veren kadar etkili olamaz. (...)
Bir kadını anlayıp açıklamakla uğraşan düşüncede erotik bir şeyler vardır... Bir kadını tanımayı istemek, hep ona sahip olmanın ya da ondan intikam almanın bir biçimidir. (...)
Bir insanın içinde bulunduğu, nasıl desem, insanlık durumuna katlanması çok az rastlanan bir olaydır. (...)
Zaten insanlar belki de iktidarı umursamıyor. Bu düşüncede onları asıl büyüleyen, gerçek erk değil, o mevkinin sağlayacağı tatlı keyifler düşüdür. Kralın erki yönetmektir, değil mi? Ama insan yönetmek istemez: Sizin de dediğiniz gibi, baskı yaomak ister. İnsanlar dünyasında insandan fazla bir şey olmak ister. İnsanlık d