Un homme était-il éminent en pouvoir, en vertu, en richesses ou en crédit, il fut seul élu magistrat, et l’état devint monarchique. Si plusieurs, à p… - Jean-Jacques Rousseau

" "

Un homme était-il éminent en pouvoir, en vertu, en richesses ou en crédit, il fut seul élu magistrat, et l’état devint monarchique. Si plusieurs, à peu près égaux entre eux, l’emportaient sur tous les autres, ils furent élus conjointement, et l’on eut une aristocratie. Ceux dont la fortune ou les talents étaient moins disproportionnés, et qui s’étaient le moins éloignés de l’état de nature, gardèrent en commun l’administration suprême, et formèrent une démocratie.

French
Collect this quote

About Jean-Jacques Rousseau

Jean-Jacques Rousseau (June 28, 1712 – July 2, 1778) was a major French-speaking Genevan philosopher of Enlightenment whose political ideas influenced the French Revolution, the development of socialist theory, and the growth of nationalism.

Biography information from Wikiquote

Also Known As

Alternative Names: Citizen of Geneva Jean Jacques Rousseau J. J. Rousseau Rousseau J.J. Rousseau JJ Rousseau
Enhance Your Quote Experience

Enjoy ad-free browsing, unlimited collections, and advanced search features with Premium.

Related quotes. More quotes will automatically load as you scroll down, or you can use the load more buttons.

Additional quotes by Jean-Jacques Rousseau

Todo hombre puede grabar tablas de piedra, o comprar un oráculo, o fingir un comercio secreto con alguna divinidad, o amaestrar un pájaro para hablarle al oído, o encontrar medios groseros para imponer aquéllas a un pueblo. El que no sepa más que esto, podrá hasta reunir un ejército de insensatos; pero nunca fundará un imperio, y su extravagante obra perecerá enseguida con él. Vanos prestigios forman un vínculo pasajero; sólo la sapiencia puede hacerlo duradero.

PREMIUM FEATURE
Advanced Search Filters

Filter search results by source, date, and more with our premium search tools.

Çocuk nesneleri ayırt etmeye başlar başlamaz, kendisine gösterilenler içinde bir seçim yapması önemlidir. Tüm yeni nesneler doğal olarak insanın ilgisini çeker. İnsan kendisini o kadar zayıf hisseder ki tanımadığı her şeyden korkar: Yeni nesneleri, onlardan etkilenmeden görme alışkanlığı bu korkuyu giderir. Örümcek derdi olmayan temiz evlerde yetiştirilmiş çocuklar örümcekten korkarlar ve bu korku çoğu zaman büyüdüklerinde de geçmez. Ben örümcekten korkan, ne erkek, ne kadın ne de çocuk, hiç köylü görmedim.
Öyleyse, mademki bir çocuğa gösterilen nesnelerin yalnızca seçimi bile onu çekingen ya da cesur kılıyor, bu çocuğun eğitimi neden konuşmadan, işitmeden öncebaşlamasın ki? Onun yeni nesneler, çirkin, iğrenç, tuhaf hayvanlar görmeye alıştırılmasını istiyorum; ama bu, yavaş yavaş, uzaktan, alışıncaya kadar sürmeli; onları başkalarının ellediğini göre göre sonunda o da onları eller. Çocukluğunda kurbağa, yılan, ıstakoz görmekten korkmamışsa, büyüdüğünde, hangi hayvan olursa olsun, onu görmekten korkmayacaktır. Her gün nesneler gören bir kimse için artık korkunç nesneler yoktur.
Tüm çocuklar maskelerden korkarlar. Hoş bir yüz şeklinde bir maskeyi Émile’e göstermekle işe başlıyorum; sonra biri onun önünde bu maskeyi yüzüne takıyor: Gülmeye başlıyorum, herkes gülüyor, çocuk da ötekiler gibi gülüyor. Yavaş yavaş onu daha az hoş olan maskelere, sonunda iğrenç yüzlere alıştırıyorum. Eğer bu aşama aşama gitmeyi iyi idare etmişsem, çocuk, son maskede korkmak şöyle dursun, ilk maskede olduğu gibi buna da gülecektir. Bundan sonra artık o, maskelerle korkutulur diye kaygılanmam.

Loading...