Limited Time Offer
Premium members can get their quote collection automatically imported into their Quotewise collections.
" "Tinsel acılarımızın tümü, adam öldürme dışında, zihnimizdedir; adam öldürme ise bize bağlıdır: Bedensel acılarımız yok olur ya da bizi yok ederler. Zaman ya da ölüm bizim çarelerimizdir: Ama daha az acı çekmeyi bildikçe daha çok acı çekeriz.
Hastalıklarımızı iyileştirmek için çektiğimiz acılar, bunlara katlanmak zorunda olduğumuzda çekeceğimiz acılardan daha büyük oluyor. Doğaya göre yaşa; sabırlı ol, hekimleri de kov, ölümden kaçamayacaksın, ama onu yalnızca bir kez duyumsayacaksın,
oysa hekimler onu senin karışık hayal gücüne her gün getiriyorlar, yalancı meslekleri de senin ömrünü uzatacak yerde onun tadını çıkarmanı engelliyor. Bu mesleğin insanlara ne gibi gerçek bir yararı dokunduğunu hep soracağım. İyileştirdiklerinin içinden kimileri elbette ölecekti, bu doğrudur, ama öldürdüklerinden milyonlarcası hayatta kalacaktı. Sağduyulu adam, bu piyangoya hiçbir şey yatırma, çünkü şansın çoğu senden yana değil! Acı çek, öl ya da iyileş; ama özellikle son saatine kadar yaşa!
Jean-Jacques Rousseau (June 28, 1712 – July 2, 1778) was a major French-speaking Genevan philosopher of Enlightenment whose political ideas influenced the French Revolution, the development of socialist theory, and the growth of nationalism.
Biography information from Wikiquote
Premium members can get their quote collection automatically imported into their Quotewise collections.
Related quotes. More quotes will automatically load as you scroll down, or you can use the load more buttons.
Vous empêche-t-on de les instruire et faire instruire à votre gré ? Est-ce notre faute si elles nous plaisent quand elles sont belles, si leurs minauderies nous séduisent, si l'art qu'elles apprennent de vous nous attire et nous flatte, si nous aimons à les voir mises avec goût, si nous leur laissons affiler à loisir les armes dont elles nous subjuguent ? Eh ! prenez le parti de les élever comme des hommes ; ils y consentiront de bon coeur. Plus elles voudront leur ressembler, moins elles les gouverneront, et c'est alors qu'ils seront vraiment les maîtres.
Enjoy ad-free browsing, unlimited collections, and advanced search features with Premium.
"Doğa yasaları gereğince yaşayan insanlar özgür ve eşittir ler, toplum düzenine geçince bu mutluluğu yitirmişlerdir. İnsanların başına gelen belaların başlıcası mal mülk tutkusundan doğmuştur. Ayrıca bir avuç güçlü insanın aşkalarını buyruk altına almasıyla da insanlar arasında kölelik-efendilik ilişkileri çıkmıştır ortaya."
"İnsanları oldukları gibi, yasaları da olabilecekleri gibi ele alıp, toplum düzeninde güvenilir ve haklı bir yönetim kuralı"
"Üyelerinin her birinin canını, malını, bütün ortak güçle sa vunup koruyan öyle bir toplum biçimi bulmalı ki, orada her insan, hem herkesle birleştiği halde yine kendi buyruğunda kalsın, hem de eskisi kadar özgür olsun. "
"Toplum sözleşmesiyle her ortak, topluma mallarını ve aşa mını bırakır; önce doğal özgürlüğünü, sonra da istediği ve elde edebileceği şeyler üzerindeki sınırsız hakkını. Ama buna karşılık, toplumsal özgürlüğü ve elindeki şeylerin sahiplik hakkını kazanır. Kişilerin devlete adadıkları canları bile, bu yoldan sürekli olarak korunmuş olur"
"Genel istemin yürürlüğe konmasından başka bir şey olma yan egemenlik ne bırakılabilir, ne de bölünebilir. Genel istem yasalarla dile gelir."
"Halka yol gösteren yüksek zekalı biri gerekir. Bu yasacıdan başkası değildir. Yasacı Rousseau'ya göre tanrısal bir varlıktır. İnsanlara yasalar koymak için Tanrılar gerek"
"Hükümet gerek yasaları yürütmek, gerek toplum özgürlüğünü sürdürmekle görevli, aracı bir bütündür. Üç çeşit yönetim biçimi vardır: Demokrasi, Aristokrasi ve Monarşi. Demokrasi küçük devletlere, aristokrasi orta derecede, monarşi ise varlıklı uluslara elverişlidir. Hükümet her za- man egemen varlığın denetimi altındadır. Genel istemin uygulanmasından başka bir şey olmayan egemenlik, yalnız halka, yeni egemen varlığa aittir.”
“İnsanları oldukları gibi, yasaları da olabilecekleri gibi ele alıp, toplum düzeninde güvenilir ve haklı bir yönetim kuralı bulunup bulunamayacağını araştırıp, adalet ile fayda birbirinden ayrı düşmesin diye, hakkın onayladığını çıkarın gerekt