Fakat yüzyıllar boyunca olduğu gibi, bugün de milletlerin cahilliğinden yararlanarak, siyasi ve kişisel çıkar sağlamak için dini alet ve araç olarak … - Yuksel Atillasoy

" "

Fakat yüzyıllar boyunca olduğu gibi, bugün de milletlerin cahilliğinden yararlanarak, siyasi ve kişisel çıkar sağlamak için dini alet ve araç olarak kullanmak girişiminde bulunacaklardır.

Turkish
Collect this quote
Limited Time Offer

Premium members can get their quote collection automatically imported into their Quotewise collections.

Related quotes. More quotes will automatically load as you scroll down, or you can use the load more buttons.

Additional quotes by Yuksel Atillasoy

En büyük savaş cahilliğe karşı yapılan savaştır.

Gerçi bir Bursa mebusu, bütün yasama hayatında, hiçbir vakit kürsüye çıkmamış ve hiçbir vakit mecliste, millet ve cumhuriyet menfaatlerini savunmak için bir tek kelime dahi söylememiş olan Bursa Mebusu Nurettin Paşa, yalnız şapka giyilmesi aleyhinde uzun bir önerge vermiş ve bunu savunmak için kürsüye çıkmıştır. Şapka giydirilmesinin 'Anayasaya, millî hâkimiyete ve kişi dokunulmazlığına aykırı bir muamele' olduğunu iddia etmiş ve bunun 'halka uygulanmamasının bir kanunla sağlanmasına' çalışmıştır.
Fakat Nurettin Paşa'nın, millet kürsüsünden alevlendirmeyi başardığı taassup ve gericilik duyguları, o da birkaç yerde yalnız birkaç gericinin, İstiklal Mahkemelerinde hesap vermeleriyle söndü.

Limited Time Offer

Premium members can get their quote collection automatically imported into their Quotewise collections.

Ulusal duyguyu boğan, bu dünyaya değer verdirmeyen yoksulluklar, gereklilikler, felâketler görülmeye başlayınca, asıl gerçek mutluluğa öldükten sonra öbür dünyada kavuşacağı inancını veren ve sağlayacağını söyleyen dinsel doğma ve dinsel duygu, ulus uyandığı zaman onun şu gerçeği görmesine engel olamadı. Bu korkunç manzara karşısında kalanlara, kendilerinden önce ölenlerin, ahiretteki mutluluklarını düşünerek ya da bir an önce ölmeye dua ederek ahiret yaşamına kavuşmayı öğütleyen din duygusu; dünyanın, acısı duyulan tokatıyla hemen Türk ulusunun vicdanındaki çadırını yıktı; çağrılıları, Türk düşmanları olan Arap çöllerine gitti. Türk genel vicdanı hemen, yüzlerce yıllık güç ve ilerleme tutkusuyla, büyük heyecanlarla çarpıyordu. Ne oldu? Türkün ulusal duygusu artık ocağında ateşlenmişti. Artık Türk, cenneti değil, eski; gerçek büyük Türk atalarının kutsal miraslarının, son Türk el'lerinin savunma ve korunmasını düşünüyordu. İşte dinin, din duygusunun Türk ulusunda bıraktığı hatıra.

Loading...