Cele doua ceasuri arata, concomitent, doua forme diferite de timp, desi pe ambele destul de inexact. Al nostru intarzie peste masura, iar cel de acol… - László Krasznahorkai
" "Cele doua ceasuri arata, concomitent, doua forme diferite de timp, desi pe ambele destul de inexact. Al nostru intarzie peste masura, iar cel de acolo de afara... nu masoara timpul, ci eternitatea aservirii, iar cu treaba asta avem de-a face cat are de-a face creanga cu ploaia: suntem neputinciosi.
About László Krasznahorkai
László Krasznahorkai (; born 5 January 1954) is a Hungarian novelist and screenwriter known for difficult and demanding novels, often labeled postmodern, with dystopian and melancholic themes. Several of his works, including his novels Satantango (, 1985) and The Melancholy of Resistance (, 1989), have been turned into feature films by Hungarian film director Béla Tarr.
Biography information from Wikipedia
Also Known As
Related quotes. More quotes will automatically load as you scroll down, or you can use the load more buttons.
Additional quotes by László Krasznahorkai
Tam o anda tüm olan biteni neyin harekete geçirdiğini kavradı, varoluşun itici gücünün mecburiter olduğunu, itici gücün motivasyonu doğurduğunu, motivasyonun ise belirlenmiş ilişkiler içinde saldırgan bir katılımı sağladığını, varlığımızın bulunduğu bu katılım noktasından, araştırmacı reflekslerinin önceden belirlenmiş dizisini kullanarak kendisi için faydalı olanı bulmaya çabaladığı noktada, varlığın tümlüğünün aslında bu arzulanan ilişkinin gerçekte var olup olmamasına bağlı olduğunu, tüm bunların sabrın yeterliliğine, mücadelenin incelikli noktalarına ve tesadüflerine göre şekillendiği ve başarılı hareketin, benliksiz varlığın, tam deneme yanılma niteliği taşıdığını kavradı.
Advanced Search Filters
Filter search results by source, date, and more with our premium search tools.
...mert maguk voltak a létezés, miközben a létezésből mégis ki voltak zárva, vagyis oly közel estek a létezéshez, hogy azonossá váltak vele, és a létezés nem látszik soha, így hát ha itt voltak is, amikor nem voltak itt, belőlük soha nem maradt semmi, csak a vágyakozás, hogy jöjjenek, csak a félelem, hogy jönni fognak, csak az emlékük maradt, hogy jártak itt, de a legfájóbb az volt, nézett föl Genji herceg unokája az égre, hogy amelyik egyszer itt volt, az soha többé nem jött vissza.