"Gerçi bir Bursa mebusu, bütün yasama hayatında, hiçbir vakit kürsüye çıkmamış ve hiçbir vakit mecliste, millet ve cumhuriyet menfaatlerini savunmak … - Yuksel Atillasoy

"Gerçi bir Bursa mebusu, bütün yasama hayatında, hiçbir vakit kürsüye çıkmamış ve hiçbir vakit mecliste, millet ve cumhuriyet menfaatlerini savunmak için bir tek kelime dahi söylememiş olan Bursa Mebusu Nurettin Paşa, yalnız şapka giyilmesi aleyhinde uzun bir önerge vermiş ve bunu savunmak için kürsüye çıkmıştır. Şapka giydirilmesinin "Anayasaya, millî hâkimiyete ve kişi dokunulmazlığına aykırı bir muamele" olduğunu iddia etmiş ve bunun "halka uygulanmamasının bir kanunla sağlanmasına" çalışmıştır.
Fakat Nurettin Paşa'nın, millet kürsüsünden alevlendirmeyi başardığı taassup ve gericilik duyguları, o da birkaç yerde yalnız birkaç gericinin, İstiklal Mahkemelerinde hesap vermeleriyle söndü."

Turkish
Collect this quote
Works in ChatGPT, Claude, or Any AI

Add semantic quote search to your AI assistant via MCP. One command setup.

Related quotes. More quotes will automatically load as you scroll down, or you can use the load more buttons.

Additional quotes by Yuksel Atillasoy

[105]

Muhammed'in Kökeni

Muhammed'in aile ve atalarına ait bütün malumat tarihi olmaktan ziyade, efsane­vidir. Peygamber zamanında bu malumat yoktu; bunlar sonradan icat olunmuştur.

Arapların aile şecerelerinin tutulması usulü Halife Ömer zamanında başlamıştır. Bu usul birtakım düzme şecerelerin uydurulmasına yol açtı. Hakikatte, Muham­med'in kökeni hakkında pek az şey bilinmiştir; o kadar ki, onun asıl ismi dahi malum olmamıştır; Muhammed, Peygamber'in ismi değil, lakabıydı.

Peygamber'in cetleri hakkındaki malumat dahi tarihi vesikalara uymaz. Araplar, Peygamber'in İbrahim neslinden geldiğini ispata çalıştılar; Araplar bu suretle bütün

***
[106]

Arap ırkının yüksek asalet sahibi olduğunu ispat etmek hevesindeydiler.

Muhammed kendisi hiçbir zaman asalet şerefi iddiasına kalkışmamıştır. O, boş te­ferruata ehemmiyet vermezdi; gayesine doğru tereddütsüz yürür ameli bir adamdı.

Muhammed, hiçbir zaman, bir asalet unvanı istemedi; damarlarında, İbrani nebi­lerinin canı dolaştığını iddia etmedi; bilakis, gerek kendisinin, gerek ana ve babası­nın fakir halleriyle iftihar etti.

Bütün kaynaklar bize, Muhammed'in babası olmak üzere Abdülmuttalip'in oğlu Abdulla namında bir zatı gösterir; anasının da adını Emine olarak tespit ederler.

Muhammed dünyaya gelmeden evvel, babası ölmüştür, Emine de, çocuğunu altı

***

[107]

yaşında yetim bırakmıştır. Muhammed dedesi Abdulmuttalip yanında kaldı. Dedesi öldükten sonra da amcası Ebutalip'in himayesine girdi. Ebutalip çok fakir ve ailesi de kalabalıktı. Muhammed, geçimini temin için gençliğinde çobanlık etti.

Muhammed 25 yaşındayken Hatice isminde 40 yaşında zengin bir dul kadınla ev­lendi; daha evvel onun hizmetine girmiş, develerine ve ticaret işlerine bakıyordu.

Bu verdiğimiz malumat, öteden beri verilegelmekte olan malumattır. Ancak, bu hu­susta bilgimizi tarih çerçevesine sokabilmek için şu noktalara dikkati çekmek lazımdır.

Muhammed'in Abdulla ismini taşıdığına dair söylenen sözler kati değildir.

***

[108]

Abdulla

Enhance Your Quote Experience

Enjoy ad-free browsing, unlimited collections, and advanced search features with Premium.

"Türk ulusunun tarihini göz önüne getirelim; hemen daha düne kadar, altında ezildiği baskı, tutsaklık ve zorbalığın kara, kanlı pençesini duymamak mümkün değildir.
Türk, zorbalık ve tutsaklık zincirlerini parçalayabilmek için, iç ve dış düşmanlar karşısında hayatını ortaya attı; çok kanlı ve tehlikeli savaşımlara girdi, sayısız özverilere katlandı; başarılı oldu, ancak ondan sonra özgürlüğünü kazandı. Bu nedenle özgürlük Türkün hayatıdır.
Artık, Türkiye'de, "her Türk özgür doğar, özgür yaşar."
Türkün bugünkü ulusal ve siyasal terbiyesi ve yüksek değeri, onun amacını ve durumunu belirlemiştir.
Türkler, demokrat, özgür ve sorumluluk duyan yurttaşlardır. Türk Cumhuriyeti'nin kurucuları ve sahipleri kendileridir.
Türk, bireysel özgürlüğünden ve çıkarlarından bir bölümünü, anayasada belirlenmiş olduğu kadarını Cumhuriyet'e bırakmıştır. Cumhuriyet, bireyin ona bıraktığı bir kısım özgürlüğü, bireyin ve Türk ulusunun içeride özgürlüğünü ve dışarıya karşı bağımsızlığını sağlamak için kullanır."

Loading...