[105] Muhammed'in Kökeni Muhammed'in aile ve atalarına ait bütün malumat tarihi olmaktan ziyade, efsane­vidir. Peygamber zamanında bu malumat yoktu… - Yuksel Atillasoy

" "

[105]

Muhammed'in Kökeni

Muhammed'in aile ve atalarına ait bütün malumat tarihi olmaktan ziyade, efsane­vidir. Peygamber zamanında bu malumat yoktu; bunlar sonradan icat olunmuştur.

Arapların aile şecerelerinin tutulması usulü Halife Ömer zamanında başlamıştır. Bu usul birtakım düzme şecerelerin uydurulmasına yol açtı. Hakikatte, Muham­med'in kökeni hakkında pek az şey bilinmiştir; o kadar ki, onun asıl ismi dahi malum olmamıştır; Muhammed, Peygamber'in ismi değil, lakabıydı.

Peygamber'in cetleri hakkındaki malumat dahi tarihi vesikalara uymaz. Araplar, Peygamber'in İbrahim neslinden geldiğini ispata çalıştılar; Araplar bu suretle bütün

***
[106]

Arap ırkının yüksek asalet sahibi olduğunu ispat etmek hevesindeydiler.

Muhammed kendisi hiçbir zaman asalet şerefi iddiasına kalkışmamıştır. O, boş te­ferruata ehemmiyet vermezdi; gayesine doğru tereddütsüz yürür ameli bir adamdı.

Muhammed, hiçbir zaman, bir asalet unvanı istemedi; damarlarında, İbrani nebi­lerinin canı dolaştığını iddia etmedi; bilakis, gerek kendisinin, gerek ana ve babası­nın fakir halleriyle iftihar etti.

Bütün kaynaklar bize, Muhammed'in babası olmak üzere Abdülmuttalip'in oğlu Abdulla namında bir zatı gösterir; anasının da adını Emine olarak tespit ederler.

Muhammed dünyaya gelmeden evvel, babası ölmüştür, Emine de, çocuğunu altı

***

[107]

yaşında yetim bırakmıştır. Muhammed dedesi Abdulmuttalip yanında kaldı. Dedesi öldükten sonra da amcası Ebutalip'in himayesine girdi. Ebutalip çok fakir ve ailesi de kalabalıktı. Muhammed, geçimini temin için gençliğinde çobanlık etti.

Muhammed 25 yaşındayken Hatice isminde 40 yaşında zengin bir dul kadınla ev­lendi; daha evvel onun hizmetine girmiş, develerine ve ticaret işlerine bakıyordu.

Bu verdiğimiz malumat, öteden beri verilegelmekte olan malumattır. Ancak, bu hu­susta bilgimizi tarih çerçevesine sokabilmek için şu noktalara dikkati çekmek lazımdır.

Muhammed'in Abdulla ismini taşıdığına dair söylenen sözler kati değildir.

***

[108]

Abdulla

Turkish
Collect this quote

Go Premium

Support Quotewise while enjoying an ad-free experience and premium features.

View Plans

Related quotes. More quotes will automatically load as you scroll down, or you can use the load more buttons.

Additional quotes by Yuksel Atillasoy

Milletler, hâkimiyetini geçici dahi olsa bırakacağı meclislere dahi lüzumundan fazla emniyet ve itimat etmemelidir. Çünkü meclisler dahi istibdat yapabilir. Ve bu istibdat şahsi istibdattan daha tehlikeli olabilir. Bunun için meclisler belli ve sınırlı zamanlarda yenilenir. Bu sayede milli hâkimiyet daha emin esasa ve şartlara bağlanmış olur. Meclisler makul haddinden fazla uzun müddet devam ederse, bu takdirde vekillerle müvekkiller arasındaki görüşler birbirinden ayrılmaya ve bağlar çözülmeye başlar. Nihayet vekiller başka şey, müvekkiller başka şey düşünmeye başlarlar.

Unlimited Quote Collections

Organize your favorite quotes without limits. Create themed collections for every occasion with Premium.

Efendiler, bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da ulusal egemenliğe dayanan, kayıtsız şartsız bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak!
Bu kararın dayandığı en güçlü düşünce ve mantık şuydu: Temel ilke, Türk ulusunun onurlu ve şerefli bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu ilke ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık dünyası karşısında uşak olmak konumundan daha yüksek bir muameleye layık olamaz.
Yabancı bir devletin koruma ve kollayıcılığını kabul etmek, insanlıktan yoksunluğu, güçsüzlük ve uyuşukluğu kabul etmekten başka bir şey değildir. Gerçekten bu seviyesizliğe düşmemiş olanların, başlarına isteyerek bir yabancı efendi getirmelerine asla ihtimal verilemez.
Oysa Türk'ün onuru, gururu ve yeteneği çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus tutsak yaşamaktansa yok olsun daha iyidir!
O halde, ya bağımsızlık ya ölüm!
İşte gerçek kurtuluş isteyenlerin parolası bu olacaktır.

Loading...