Ulusal duyguyu boğan, bu dünyaya değer verdirmeyen yoksulluklar, gereklilikler, felâketler görülmeye başlayınca, asıl gerçek mutluluğa öldükten sonra… - Yuksel Atillasoy

" "

Ulusal duyguyu boğan, bu dünyaya değer verdirmeyen yoksulluklar, gereklilikler, felâketler görülmeye başlayınca, asıl gerçek mutluluğa öldükten sonra öbür dünyada kavuşacağı inancını veren ve sağlayacağını söyleyen dinsel doğma ve dinsel duygu, ulus uyandığı zaman onun şu gerçeği görmesine engel olamadı. Bu korkunç manzara karşısında kalanlara, kendilerinden önce ölenlerin, ahiretteki mutluluklarını düşünerek ya da bir an önce ölmeye dua ederek ahiret yaşamına kavuşmayı öğütleyen din duygusu; dünyanın, acısı duyulan tokatıyla hemen Türk ulusunun vicdanındaki çadırını yıktı; çağrılıları, Türk düşmanları olan Arap çöllerine gitti. Türk genel vicdanı hemen, yüzlerce yıllık güç ve ilerleme tutkusuyla, büyük heyecanlarla çarpıyordu. Ne oldu? Türkün ulusal duygusu artık ocağında ateşlenmişti. Artık Türk, cenneti değil, eski; gerçek büyük Türk atalarının kutsal miraslarının, son Türk el'lerinin savunma ve korunmasını düşünüyordu. İşte dinin, din duygusunun Türk ulusunda bıraktığı hatıra.

Turkish
Collect this quote
Unlimited Quote Collections

Organize your favorite quotes without limits. Create themed collections for every occasion with Premium.

Related quotes. More quotes will automatically load as you scroll down, or you can use the load more buttons.

Additional quotes by Yuksel Atillasoy

Yolunda yalnız olmayacaksın; orada aynı amacı izleyen başkaları ile birlikte yürüyeceksin, bu yaşam yarışında, diğerleri yetenekleri dolayısıyla sizi geçebilirler. Bir başarı, elinizden kaçabilir. Bundan dolayı onlara kızmayınız ve elinizden geleni yapmışsanız, kendi kendinize de kızmayınız. Gerçekte önemli olan başarı değil, çabadır. İnsanın elinde olan ve onu hoşnut eden ancak çabadır.

"Not: 2 - Yukarıda gördük ki (Akaş) sözünün bir manası da "bitmek" demektir. Güneş, (Akaş) vaziyetinden sonra görünmiyor, kayboluyor, bitiyor. (Akaş), güneşin görülmesine mani olan âdeta bir sed, bir mania, bir duvar gibi bir anlam veriyor. İşte bu anlamladır ki gözümüzün üstünde bulunup alnımızı görmeye mani olan yüksekliğe de (Akağş = kaş) deriz.

Büyük bir ırmağın ve yahut denizin yüksek kenarına, yüksek sahillere de (kaş) denir. Kelimenin Yakutçada şekli (hağs) tır ve "kaş, kıyı" demektir."

Try QuoteGPT

Chat naturally about what you need. Each answer links back to real quotes with citations.

Dolayısıyla, biz her araçtan, yalnız ve ancak bir bakış açısıyla yararlanırız. O bakış açısı şudur: Türk milletini, uygar dünyada hak ettiği yere yükseltmek ve Türk Cumhuriyeti'ni sarsılmaz temelleri üzerinde, her gün daha da güçlendirmek ve bunun için de zorbalık düşüncesini öldürmek...

Loading...