Reference Quote

Shuffle
Bu Arap düşüncesi, ümmet sözcüğü ile dile getirildi. Muhammed'in dinini kabul edenler, kendilerini unutmaya, yaşamlarını Allah sözcüğünün her yerde yükseltilmesine adamaya zorunlu idiler. Bununla birlikte, Allah'a kendi ulusal dilinde değil, Allah'ın Arap kavmine gönderdiği Arapça kitapla tapınma ve duada bulunacaktı. Arapça öğrenmedikçe Allah'a ne dediğini bilmeyecekti. Bu durum karşısında Türk ulusu birçok yüzyıllar boyunca ne yaptığını, ne yapacağını bilmeksizin, âdeta, bir sözcüğünün anlamını bilmediği hâlde Kur'an'ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler.

Similar Quotes

Quote search results. More quotes will automatically load as you scroll down, or you can use the load more buttons.

Türkler, Arapların (İslâm) dinini kabul etmeden önce de büyük bir ulus idi. Arap dinini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin (İranlıların), ne de Mısırlıların ve başkalarının Türklerle birleşip bir ulus
oluşturmalarına hiçbir etki etmedi. Tersine, Türk ulusunun ulusal bağlarını gevşetti; ulusal duygularını, ulusal heyecanını uyuşturdu. Bu pek doğal idi. Çünkü Muhammed'in kurduğu dinin amacı, bütün ulusların üstünde yaygın bir Arap ulusçuluğu politikasına dayanıyordu.

Ulusal duyguyu boğan, bu dünyaya değer verdirmeyen yoksulluklar, gereklilikler, felâketler görülmeye başlayınca, asıl gerçek mutluluğa öldükten sonra öbür dünyada kavuşacağı inancını veren ve sağlayacağını söyleyen dinsel doğma ve dinsel duygu, ulus uyandığı zaman onun şu gerçeği görmesine engel olamadı. Bu korkunç manzara karşısında kalanlara, kendilerinden önce ölenlerin, ahiretteki mutluluklarını düşünerek ya da bir an önce ölmeye dua ederek ahiret yaşamına kavuşmayı öğütleyen din duygusu; dünyanın, acısı duyulan tokatıyla hemen Türk ulusunun vicdanındaki çadırını yıktı; çağrılıları, Türk düşmanları olan Arap çöllerine gitti. Türk genel vicdanı hemen, yüzlerce yıllık güç ve ilerleme tutkusuyla, büyük heyecanlarla çarpıyordu. Ne oldu? Türkün ulusal duygusu artık ocağında ateşlenmişti. Artık Türk, cenneti değil, eski; gerçek büyük Türk atalarının kutsal miraslarının, son Türk el'lerinin savunma ve korunmasını düşünüyordu. İşte dinin, din duygusunun Türk ulusunda bıraktığı hatıra.

Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!
Düşüncemizin katlanması mı güzel
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına
Yoksa diretip bela denizlerine karşı
Dur, yeter demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece!
Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü.
Çünkü, o ölüm uykularında
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından
Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir felaketleri yaşanır yapan.
Yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine
Sevgisinin kepaze edilmesine
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanları?
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.
Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
Yollarını değiştirip bu yüzden
Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.

W. Shakespeare / Hamlet

I was a young girl and did not have much knowledge of the Quran. I said. 'I know, by Allah, that you have listened to what people are saying and that has been planted in your minds and you have taken it as a truth. Now, if I told you that I am innocent and Allah knows that I am innocent, you would not believe me and if I confessed to you falsely that I am guilty, and Allah knows that I am innocent you would believe me.

Unlimited Quote Collections

Organize your favorite quotes without limits. Create themed collections for every occasion with Premium.

Türk ulusu, ulusal duyguyu, din duygusuyla değil, fakat insanlık duygusuyla yan yana düşünmekten zevk alır. Vicdanında ulusal duygunun yanında, insanlık duygusunun
onurlu yerini her zaman korumakla övünç duyar. Çünkü, Türk ulusu bilir ki, bugün uygarlığın büyük yolunda bağımsız ve fakat kendilerine paralel yürüdüğü bütün uygar uluslarla, karşılıklı insancıl ve uygar ilişki, elbette gelişmemizi sürdürmek için gereklidir. Ve yine bilmektedir ki, Türk ulusu, her uygar ulus gibi geçmişin bütün evrelerinde buluşlarıyla, bulgularıyla uygarlık dünyasına katkıda bulunmuş insanların, ulusların değerini bilir ve hatıralarını saygıyla korur. Türk ulusu, insanlık dünyasının içten bir ailesidir.

Not only does the messenger who is also a slave subordinate his own will to that of his Lord; there is nothing in his mind or in his memory that could obstruct the free passage of the revelation. Muhammad is 'abd and rasul; he is also nabi al-ummi, the unlettered Prophet; a blank page set before the divine pen. On this page there is no mark made by any other pen, no trace of profane or indirect knowledge. A prophet does not borrow knowledge from the human store, nor is he a man who learns in the slow human way and then transmits his learning. His knowledge derives from a direct intervention of the Divine in the human order, a tajalli, or pouring out of the truth upon a being providentially disposed to receive it and strong enough to transmit it.

For nearly five hundred years, these rules and theories of an Arab Shaikh and the interpretations of generations of lazy and good-for-nothing priests have decided the civil and criminal law of Turkey. They have decided the form of the Constitution, the details of the lives of each Turk, his food, his hours of rising and sleeping the shape of his clothes, the routine of the midwife who produced his children, what he learned in his schools, his customs, his thoughts-even his most intimate habits. Islam – this theology of an immoral Arab – is a dead thing. Possibly it might have suited tribes in the desert. It is no good for modern, progressive state. God’s revelation! There is no God! These are only the chains by which the priests and bad rulers bound the people down. A ruler who needs religion is a weakling. No weaklings should rule.

Share Your Favorite Quotes

Know a quote that's missing? Help grow our collection.

Even before accepting the religion of the Arabs, the Turks were a great nation. After accepting the religion of the Arabs, this religion, didn't effect to combine the Arabs, the Persians and Egyptians with the Turks to constitute a nation. (This religion) rather, loosened the national nexus of Turkish nation, got national excitement numb. This was very natural. Because the purpose of the religion founded by Muhammad, over all nations, was to drag to an including Arab national politics.

Loading...