"Adına yaşama kavgası denen kavgayı, karnımızı doyurmak ve sevebilmek uğruna olduğu kadar, içimizdeki kitleyi öldürmek uğruna da veririz. Kimi koşullar altında bu kitle, bireyi bencillikten tümüyle uzak, dahası kendi yararlarına aykırı davranışlara dek götürebilir. "İnsanlık", bir kavram olarak bulunmazdan ve sulandırılmazdan çok önce, kitle olarak vardı. Bu kitle vahşi, coşkun, kocaman ve sımsıcak bir hayvan gibi hepimizin içinde, anasal etkilerin uzanabildiğinden çok, çok daha derinlerde bir anafor gibi kaynar. Kitle, yaşına karşın, dünyanın en genç hayvanı, en öz yaratığı, ereği ve geleceğidir. Onun üzerine hiçbir bilgimiz yok; hâlâ birer birey olduğumuz varsayımıyla yaşamaktayız. Kimi zaman kitle, gök gürültülerinden örülü bir fırtına, içinde her damlanın yaşadığı ve aynı şeyi istediği coşkun bir okyanus gibi saldırır üzerimize. Bu saldırının hemen ardından parçalanıp gitme alışkanlığını henüz koruduğu için, fırtına geçince yine biz olarak, zavallı ve bırakılmış şeytancıklar olarak kalırız. Bir zamanlar bu denli çok, bu denli büyük ve bu denli bütün olduğumuzu anılarımıza sığdıramayız bir türlü. İş bu noktaya vardığında, aklın boyunduruğunda yaşayanlar, sorunu "hastalık" sözcüğüyle açıklarlar, alçakgönüllülüğün bayraktarlığını yapmak isteyen ise, yanılgısının gerçeğe ne denli yaklaştığının bilincine varmaksızın, havayı "insanın içindeki hayvan" diyerek yumuşatır. Kitle ise bu arada yeni bir saldırı için hazırlanır. Bir gün gelecek, kitle artık parçalanmaz olacak; belki önce bir ülkede başlayacak bu gelişme, sonra orayı çıkış noktası yapıp çevresinde ne varsa yutarak ilerleyecek; ta ki artık Ben, Sen, O kavramları değil, ama yalnızca kitle varolacağından, kitlenin varlığına ilişkin tüm kuşkular ortadan kalkana dek."

People should not make a virtue out of their sensitivity. They may experience it and preserve it as it was experienced. But they should not adorn themselves with it. Sensitivity will make an addict out of anyone who displays its medals on his chest. He will require more and more objects to enable him to demonstrate his sensitivity, and if he runs out of them, he will simply make things up - and his sensitivity will then reveal itself for what it is: precious, brittle, and rotted through and through.

Unlimited Quote Collections

Organize your favorite quotes without limits. Create themed collections for every occasion with Premium.

There is nothing that man fears more than the touch of the unknown. He wants to see what is reaching towards him, and to be able to recognize or at least classify it. Man always tends to avoid physical contact with anything strange. In the dark, the fear of an unexpected touch can mount to panic. Even clothes give insufficient security: it is easy to tear them and pierce through to the naked, smooth, defenceless flesh of the victim.

It is not, however, only the word, it is also the thing, in all its infinite complexity, that he [Kafka] articulates with unrivaled courage and clarity. For, since he fears power in any form, since the real aim of his life is to withdraw from it, in whatever form it may appear, he detects it, identifies it, names it, and creates figures of it in every instance where others would accept it as being nothing out of the ordinary.

Those most beset by commands are children. It is a miracle that they ever survive the pressure and do not collapse under the burden of the commands laid on them by their parents and teachers. That they in turn, and in equally cruel form, should give identical commands to their children is as natural as mastication or speech.

Seksen yaşına geldiğinde, korkunç bir gerçekliğin farkına varmıştı: Gözleri, artık görevlerini gereğince yerine getiremiyordu. Gerçi henüz görme gücünü bütünüyle yitirmemişti ama artık hiç okuyamıyordu. Onun yerinde başka biri olsa bütün bütüne kör olmayı beklerdi. Eratosthenes'e gelince, kitaplarından ayrılmak zorunda kalışını, yeterince körlük saydı, kendi istenciyle yemeden içmeden kesildi ve birkaç gün içinde ölüp gitti.

Há muitos anos que me ocupo dessa tradução: a esfera privada na qual, todavia, ainda não me instalei confortavelmente, e onde tudo deve caminhar com conscienciosidade e responsabilidade, é a língua alemã.

Disgust at collective killing is of very recent date and should not be over-estimated. Today everyone takes part in public executions through the newspapers. Like everything else, however, it is more comfortable than it was. We sit peacefully at home and, out of a hundred details, can choose those to linger over which offer a special thrill. We only applaud when everything is over and there is no feeling of guilty connivance to spoil our pleasure.