What is a mistake in other people is a crime in the prince.

Com efeito, que é definir? É encerrar a ideia de uma coisa nos seus justos limites. E que é dividir? É separar uma coisa de suas diversas partes. Ora, nem uma nem outra me convém. Como poderia limitar-me, quando o meu poder se estende a todo o gênero humano? E, como poderia dividir-me, quando tudo concorre, em geral, para sustentar minha divindade? Além disso, porque haveria de me pintar como sombra e imagem numa definição quando estou diante dos vossos olhos e me vedes em pessoa?

"But I am well aware of the excuse which men, ever ingenious in devising mischief to themselves as well as others, offer in extenuation of their conduct in going to war. They allege, that they are compelled to it; that they are dragged against their will to war. I answer them, deal fairly; pull off the mask; throw away all false colours; consult your own heart, and you will find that anger, ambition, and folly are the compulsory force that has dragged you to war, and not any necessity; unless indeed you call the insatiable cravings of a covetous mind, necessity" ` The Complaint of Peace

But who are they that for no other reason but that they were weary of life have hastened their own fate? Were they not the next neighbors to wisdom? among whom, to say nothing of Diogenes, Xenocrates, Cato, Cassius, Brutus, that wise man Chiron, being offered immortality, chose rather to die than be troubled with the same thing always.

Önce şu muhakkak ki, insanoğlunun olan her şeyin Alkibiades’in Sirenleri gibi, birbirinden tamamiyle ayrı iki yüzü vardır. İlk önce, eşyanın dış görünüşünü görüyorsunuz; ama madalyayı çevirin, al kara olacak, kara da gözümüze ak görünecektir; güzellik yerine çirkinliği, bolluk yerine sefaleti, alçaklık yerine şan, şöhreti, bilim yerine cahilliği göreceksiniz. Zayıflığı kuvvet, alçaklığı ruh yüksekliği, tasayı neşe, gözden düşmeyi teveccüh, tiksinmeyi dostluk sanacaksınız; hasılı, her şeyin, hangi yüzünden bakmak istiyorsanız, o yüzüne göre her an değiştiğini göreceksiniz
. …
Kim bir krala pek zengin ve pek kudretli bir ölümlü diye bakmaz? Ama eğer ruhu saygı gösterilecek bir sıfatla süslenmemişse, elindeki şeylerle gözü doymamışsa, o gerçekte fakir değil midir? Ruhu birçok kötü ihtirasların hükmüne boyun eğmişse, kölelerin en aşağılığı değil midir o? Bu dünyanın bütün öteki şeyleri üzerine aynı biçimde muhakeme yürütebilir, ama bir örnek ele verir durumu.. ‘Bütün bu muhakemelerin sonu neye varır?’ diyeceksiniz belki. Şimdi göreceksiniz. Rollerini oynadıkları sırada, biri gidip aktörlerin maskelerini çıkararak, seyircilere onların gerçek yüzlerini gösterse, sahneyi allak bullak etmiş, bir çılgın kovulur gibi tiyatrodan kovulmayı hak etmiş olmaz mı bu kişi? Böyle olmakla beraber, her şey bir anda yüz değiştirecektir; kadın bir erkek, delikanlı bir ihtiyar olacak; krallar, kahramanlar, tanrılar derhal gözden silinecek, onların yerinde bir takım sefiller, bir takım maskaralar görülecek. Hayal parçalanmakla, piyesin bütün ilgisi yok olmuş olacak. Seyircinin gözlerini bağlayan işte bu başka kılığa girme, bu kendini gizlemedir. Oysa ki, hayat nedir? O öyle sürekli bir komedyadır ki, onda türlü biçimlerde kendilerini gizlemiş insanlar sahneye çıkarlar, tiyatro sahibi bazen bunları, kıyafetlerini değiştirip, kah kralların ihtişamlı erguvanı içinde, kah köleliğin ve sefaletin iğrenç paçavralarına bürünmüş bir halde gösterdikten sonra, sonunda sahneyi terk etmeye zorlayıncaya

At last concluded that no creature was more miserable than man, for that all other creatures are content with those bounds that nature set them, only man endeavors to exceed them.

«¿Habrá cosa más necia que el que un candidato servil halague al pueblo y compre su favor con propinas, soborne la adhesión de la masa, se deleite con sus aclamaciones, sea llevado en triunfo como una bandera venerable y se haga levantar una estatua de bronce en el foro? Agregad los nombres y sobrenombres que adoptan, los honores divinos otorgados a esos hombrecillos; agregad que tiranos criminales por demás sean comparados a los dioses en el curso de ceremonias públicas. Todas estas cosas no pueden ser más estultas y para reírse de ellas no bastaría con un solo Demócrito»