War, then, is not a relation between men, but between states; in war individuals are enemies wholly by chance, not as men, not even as citizens, but only as soldiers; not as member of their country, but only as its defenders. In a word, a state can have as an enemy only another state, not men, becuase there can be no real relations between things possessing different intrinsic natures.
Genevan philosopher, writer, and composer (1712-1778)
Jean-Jacques Rousseau (June 28, 1712 – July 2, 1778) was a major French-speaking Genevan philosopher of Enlightenment whose political ideas influenced the French Revolution, the development of socialist theory, and the growth of nationalism.
From: Wikiquote (CC BY-SA 4.0)
From Wikidata (CC0)
It is a great and beautiful spectacle to see a man somehow emerging from oblivion by his own efforts, dispelling with the light of his reason the shadows in which nature had enveloped him, rising above himself, soaring in his mind right up to the celestial regions, moving, like the sun, with giant strides through the vast extent of the universe, and, what is even greater and more difficult, returning to himself in order to study man there and learn of his nature, his obligations, and his end.
Çocuklara saygı gösterin ve onlar hakkında iyi ya da kötü diye yargıda bulunmakta acele etmeyin. İstisnalar için özel yöntemler benimsemeden önce, bunların belirlenmesi, kanıtlanması, doğrulanması için zaman bırakın. Bırakın, doğa uzun süre bildiği gibi davransın, sonra, yaptıklarını bozmaktan korka korka, onun yerine davranmak için harekete geçin. Zamanın değerini bildiğinizi söylüyor ve hiç zaman kaybetmek istemiyorsunuz, öyle mi? Görmüyorsunuz ki, zamanı kötüye kullanmak hiçbir şey yapmamaktan daha çok zaman kaybetmektir ve kötü yetişmiş bir çocuk, hiç yetiştirilmemiş olan bir çocuğa göre bilgelikten daha uzaktır. Onun ilk yıllarını hiçbir şey yapmayarak boşa tükettiğini görmekten kaygıya düşüyorsunuz, öyle mi? Nasıl olur! Mutlu olmak hiçbir şey yapmamak mıdır? Gün boyunca zıplamak, oynamak, koşmak hiçbir şey yapmamak mıdır? Ömrü boyunca hiç bu kadar meşgul olmayacaktır. Platon, çok katı olduğu sanılan devletinde çocukları yalnızca şenliklerle, oyunlarla, şarkılarla, eğlencelerle yetiştirir; onlara iyi eğlenmeyi öğrettiğinde her şeyi yapmış gibidir; Seneca da eski Roma gençliğinden söz ederken, bu gençlik her zaman ayaktaydı, ona oturarak öğrenmesi gereken hiçbir şey öğretilmezdi, diyor. Erginlik çağına geldiğinde daha az mı değerli oluyordu bu gençlik? Siz bu sözde aylaklıktan pek korkmayın. Tüm yaşamından yararlanmak için hiç uyumak istemeyen bir adam hakkında ne düşünürsünüz? Belki şöyle dersiniz: Bu adam kaçık; zamandan yararlanmıyor, zamanı kendinden uzaklaştırıyor: Uykudan kaçmak için ölüme koşuyor. Öyleyse düşünün ki burada da aynı şey söz konusudur ve çocukluk aklın uykusudur.
Works in ChatGPT, Claude, or Any AI
Add semantic quote search to your AI assistant via MCP. One command setup.
Everything fluctuates on earth; nothing remains in a constant and lasting form, and those affections which are attached to external things necessarily change with their object. We are ever looking forward or backward, ruminating on what is past, and can return no more, or anticipating the future, which may never arrive; there is nothing solid to which the heart can attach, itself, neither have we here below any pleasures that are lasting. Permanent, happiness is, I fear, unknown, and scarcely is there an instant in our most lively enjoyments when the heart can truly say, May this moment last forever!!! How then can such a fugitive state be called happiness, which leaves an uneasy void in the heart, which ever prompts us to regret something that is past, or desire something for the future?
"Doğa yasaları gereğince yaşayan insanlar özgür ve eşittir ler, toplum düzenine geçince bu mutluluğu yitirmişlerdir. İnsanların başına gelen belaların başlıcası mal mülk tutkusundan doğmuştur. Ayrıca bir avuç güçlü insanın aşkalarını buyruk altına almasıyla da insanlar arasında kölelik-efendilik ilişkileri çıkmıştır ortaya."
"İnsanları oldukları gibi, yasaları da olabilecekleri gibi ele alıp, toplum düzeninde güvenilir ve haklı bir yönetim kuralı"
"Üyelerinin her birinin canını, malını, bütün ortak güçle sa vunup koruyan öyle bir toplum biçimi bulmalı ki, orada her insan, hem herkesle birleştiği halde yine kendi buyruğunda kalsın, hem de eskisi kadar özgür olsun. "
"Toplum sözleşmesiyle her ortak, topluma mallarını ve aşa mını bırakır; önce doğal özgürlüğünü, sonra da istediği ve elde edebileceği şeyler üzerindeki sınırsız hakkını. Ama buna karşılık, toplumsal özgürlüğü ve elindeki şeylerin sahiplik hakkını kazanır. Kişilerin devlete adadıkları canları bile, bu yoldan sürekli olarak korunmuş olur"
"Genel istemin yürürlüğe konmasından başka bir şey olma yan egemenlik ne bırakılabilir, ne de bölünebilir. Genel istem yasalarla dile gelir."
"Halka yol gösteren yüksek zekalı biri gerekir. Bu yasacıdan başkası değildir. Yasacı Rousseau'ya göre tanrısal bir varlıktır. İnsanlara yasalar koymak için Tanrılar gerek"
"Hükümet gerek yasaları yürütmek, gerek toplum özgürlüğünü sürdürmekle görevli, aracı bir bütündür. Üç çeşit yönetim biçimi vardır: Demokrasi, Aristokrasi ve Monarşi. Demokrasi küçük devletlere, aristokrasi orta derecede, monarşi ise varlıklı uluslara elverişlidir. Hükümet her za- man egemen varlığın denetimi altındadır. Genel istemin uygulanmasından başka bir şey olmayan egemenlik, yalnız halka, yeni egemen varlığa aittir.”
“İnsanları oldukları gibi, yasaları da olabilecekleri gibi ele alıp, toplum düzeninde güvenilir ve haklı bir yönetim kuralı bulunup bulunamayacağını araştırıp, adalet ile fayda birbirinden ayrı düşmesin diye, hakkın onayladığını çıkarın gerekt